Anadolu’nun 4 Bin Yıllık Mühürlü Mektupları Okundu
Anadolu’da bulunan yaklaşık 4 bin yıllık mühürlü çivi yazılı mektuplar, geliştirilen taşınabilir X-ışını bilgisayarlı tomografi sistemi sayesinde kil zarfları kırılmadan ilk kez okunabildi. Heritage Science dergisinde yayımlanan araştırma, özellikle Kültepe’den çıkarılan Eski Asur dönemi belgelerinin incelenmesinde yeni bir yöntem ortaya koydu.
Almanya merkezli Hamburg Üniversitesi ve DESY Araştırma Merkezi’nden Asurolog Cécile Michel ile X-ışını fizikçisi Christian G. Schroer liderliğindeki ekip, ENCI adı verilen taşınabilir tarama sistemini geliştirdi. Sistem, mühürlü kil belgeleri fiziksel olarak açmadan yüksek çözünürlüklü üç boyutlu görüntüye dönüştürüyor.
Mühürlü mektuplar nasıl okundu?
Yaklaşık 420 kilogram ağırlığındaki cihaz, sekiz modüler parçadan oluşuyor ve müze ortamına taşınarak kurulabiliyor. Tarama işlemiyle kil zarfın içindeki ana tablet dijital ortamda dış katmandan sanal olarak ayrılıyor. Böylece araştırmacılar, zarfı kırmadan iç metni okuyabiliyor.
Sistemin ilk saha testleri 2024’te Paris’teki Louvre Müzesi’nde yapıldı. Ardından cihaz Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne getirildi. Üç haftalık çalışma sırasında 48 tabletin de aralarında bulunduğu eserlerden toplam 64 tomografi görüntüsü alındı.
İncelenen eserlerin önemli bir bölümünün, Kayseri yakınlarındaki Kültepe Höyüğü’nden çıkarıldığı belirtiliyor. Antik dönemde Kaneş olarak bilinen Kültepe, Milattan önce 19. ve 18. yüzyıllarda Asurlu tüccarların Anadolu’daki en önemli ticaret merkezlerinden biriydi.
Anna-anna’nın mektubu dikkat çekti
Araştırmada öne çıkan belgelerden biri, Anna-anna adlı bir kadının ticaret seferindeki eşi Ennum-Aššur’a gönderdiği mektup oldu. Kil zarfın dış kısmında yalnızca gönderici kadının mührü ve alıcının adı görülebilirken, yeni yöntemle iç metne ulaşıldı.
Mektuba göre Anna-anna, eşinin yokluğunda kendilerine ödenmesi gereken bir gümüş borcu tahsil etmeye çalışıyordu. Ancak borçlu kişinin parayı ona vermeyi reddettiği, ödemeyi yalnızca Ennum-Aššur döndüğünde yapacağını söylediği anlaşıldı.
Bilim insanları, bu belgenin Eski Asur ticaret kolonilerinde kadınların ekonomik hayatta aktif rol aldığını gösterdiğini belirtiyor. Erkeklerin uzun ticaret yolculuklarında olduğu dönemlerde kadınların aile işlerini, borçları ve mali süreçleri takip ettiği değerlendiriliyor.
Antik yazışmalarda “ek sayfa” izine rastlandı
İncelenen bir başka mühürlü mektup ise antik kâtiplerin, ana tablet yüzeyi yetmediğinde ikinci bir küçük kil parçasını ek metin alanı gibi kullandığını ortaya koydu. Bu belge tekstil ürünleri, yük hayvanları ve ticari sözleşmelere ilişkin ayrıntılar içeriyor.
Araştırmacılara göre bu bulgu, yaklaşık 4 bin yıl önce Anadolu’daki ticaret ağlarının ayrıntılı kayıtlarla yürütüldüğünü gösteriyor. Kültepe belgeleri, Asurlu tüccarların tekstil ve gümüş başta olmak üzere farklı malların uzun mesafeli sevkiyatını organize ettiğini ortaya koyuyor.
Kil zarfların üretim tekniği de ortaya çıktı
Yüksek çözünürlüklü tomografi yalnızca yazıların okunmasını sağlamadı; kil zarfların nasıl üretildiğine dair yeni bilgiler de sundu. İncelemelerde zarfın tek parça kilden yapılmadığı, birden fazla kil katmanının üst üste yerleştirilmesiyle oluşturulduğu belirlendi.
Uzmanlar, bu yöntemin mektupları kervan yollarındaki uzun ve zorlu yolculuklarda darbelere karşı korumak için kullanılmış olabileceğini düşünüyor. Kilin içindeki yabancı maddeler, katmanlar ve olası organik kalıntılar da yeni analizlerle incelenebiliyor.
ENCI sistemi sayesinde dünya genelindeki müzelerde kapalı halde korunan binlerce mühürlü belgenin zarar görmeden okunabileceği belirtiliyor. Bu teknoloji, Anadolu’nun eski ticaret yollarında yaşayan tüccarların, ailelerin ve kâtiplerin gündelik hayatına dair yeni bilgilerin ortaya çıkmasının önünü açıyor.