Hırvatistan Milli Takımı Neden Boykot Edildi?
Hırvatistan futbolunda bir dönem milli takım, kendi ülkesindeki taraftarların bir kısmı tarafından boykot edildi. Özellikle Hajduk Split taraftarlarının öncülük ettiği protestoların merkezinde, Dinamo Zagreb’in eski güçlü ismi Zdravko Mamić, Hırvatistan Futbol Federasyonu üzerindeki etkisi, hakem kararları, kulüp yönetimi iddiaları ve Luka Modric’in de adının geçtiği yargı süreci vardı.
Boykot, yalnızca sportif başarısızlığa duyulan tepki değildi. Split merkezli taraftar grupları, milli takımın “ülkenin takımı” olmaktan çıktığını, federasyon ve kulüp çevresindeki kirli ilişkilerin sembolüne dönüştüğünü savunuyordu.
Dinamo Zagreb-Hajduk Split rekabeti nasıl büyüdü?
Hırvatistan’ın 1991’de bağımsızlığını kazanmasının ardından ülke futbolu yeni bir döneme girdi. Dinamo Zagreb ile Hajduk Split arasındaki rekabet, yalnızca saha içi mücadeleyle sınırlı kalmadı. Zagreb ve Split arasında yaklaşık 400 kilometre olmasına rağmen iki kulüp, Hırvat futbolunun en sert kutuplarından biri haline geldi.
Hajduk Split çevreleri, bağımsızlık sonrası dönemde siyasi iktidarın Dinamo Zagreb’e daha yakın durduğunu savundu. Dinamo’nun bir dönem “Croatia Zagreb” adıyla anılması da bu algıyı güçlendiren gelişmelerden biri oldu.
Zdravko Mamić dönemi ve federasyon tartışmaları
Zdravko Mamić, 2000’li yıllarda Dinamo Zagreb’de büyük güç kazandı. Dinamo, 2005-06 sezonundan 2015-16 sezonuna kadar ligde uzun bir şampiyonluk serisi yakaladı. Ancak bu dönem, başarıların yanı sıra ağır tartışmalarla da anıldı.
Dinamo Zagreb’in önemli taraftar grubu Bad Blue Boys, Mamić’i kulüp üzerinden zenginleşmek, transferlerden haksız kazanç sağlamak ve kulübü aile şirketi gibi yönetmekle suçladı. Mamić ise eleştirel taraftar gruplarına karşı sert bir tutum almakla gündeme geldi.
Hajduk Split taraftarları da bu süreçte federasyonun tarafsız davranmadığını, hakem kararlarında Dinamo lehine bir düzen oluştuğunu ve milli takım tercihlerinde adaletsizlik yaşandığını öne sürdü. Eski Dinamo Zagreb yıldızı Davor Suker’in federasyon başkanlığı dönemi de Split cephesinde yoğun eleştiri aldı.
Modric davası neden sembol haline geldi?
Luka Modric’in adı, Zdravko Mamić hakkındaki yargı sürecinde tanık olarak verdiği ifadeler nedeniyle tartışmaların içine girdi. Modric’in Dinamo Zagreb dönemindeki sözleşmeler ve transfer gelirleriyle ilgili ifadeleri, savcılığa verdiği beyanlarla mahkemedeki sözleri arasında çelişki olduğu iddiasıyla gündeme geldi.
Modric hakkında 2018 Dünya Kupası öncesinde yalancı tanıklık suçlamaları delil yetersizliğiyle düşürüldü. 2023’te dava yeniden açılsa da 2024’te tamamen kapandı. Buna rağmen Modric’in mahkemede sık sık “Hatırlamıyorum” anlamına gelen “Ne sjećam se” sözünü kullanması, protestocular için Hırvat futbolundaki ilişkilerin sembollerinden biri haline geldi.
Euro 2016’daki protestolar ve boykotun etkisi
Hajduk Split taraftarları, milli takımı boykot etme çağrısında bulunarak Hırvat futbolunun temizlenmesi gerektiğini savundu. Split’te milli maç dönemlerinde sokakların turnuva havasından uzak kaldığı, boykot pankartlarının asıldığı ve federasyon yönetimine yönelik sert tepkilerin yükseldiği aktarıldı.
Euro 2016’da Saint-Étienne’de oynanan Çekya-Hırvatistan maçında sahaya meşaleler atılması, protestonun en görünür anlarından biri oldu. Olaylar nedeniyle maç kısa süreliğine durmuş, Hırvatistan Futbol Federasyonu ve taraftar grupları yeniden Avrupa kamuoyunun gündemine gelmişti.
Zdravko Mamić, 2018’de hakkındaki mahkûmiyet kararından kısa süre önce Bosna-Hersek’e geçti. Hırvatistan’da 6,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Mamić, çifte vatandaşlığı nedeniyle iade edilmedi. Dinamo Zagreb taraftar derneğinin 2023’te onu resmi üyelik kayıtlarından silmesi ise sembolik bir kopuş olarak yorumlandı.
Sonraki yıllarda Split ile milli takım arasında kısmi bir normalleşme yaşandı. Split’e yeniden milli maç verilmesi ve Hajduk taraftarlarının tribüne dönmesi, karşılıklı yumuşama adımı olarak görüldü. Ancak Hırvatistan futbolundaki bu boykot dönemi, milli takım başarısının bile ülkedeki derin futbol-siyaset tartışmalarını tamamen örtemediğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak hatırlanıyor.