Kaya Çilingiroğlu’ndan Türk futboluna sert eleştiriler

Kaya Çilin...

Kaya Çilingiroğlu, TRT Spor’da yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin Dünya Kupası’ndan elenmesinin ardından Türk futboluna yönelik sert eleştirilerde bulundu. Çilingiroğlu, yaşanan sorunların bugünün meselesi olmadığını belirterek “Buraya bir günde gelmedik” mesajı verdi.

Türk futbolunda uzun yıllardır biriken yapısal sorunlara dikkat çeken Çilingiroğlu’nun sözleri, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Deneyimli yorumcu, 2002 Dünya Kupası sürecinden prim tartışmalarına, federasyon yapısından yorumcular üzerindeki baskı iddialarına kadar birçok başlıkta dikkat çeken ifadeler kullandı.

2002 Dünya Kupası ve prim tartışması vurgusu

Çilingiroğlu, 2002 Dünya Kupası’nda elde edilen üçüncülüğün Türk futbol tarihinde önemli bir başarı olarak görüldüğünü ancak o dönem yaşanan bazı tartışmaların bu başarıyla gölgede kaldığını savundu.

O turnuvaya gittiğini belirten Çilingiroğlu, “2002 Dünya Kupası, yere göğe koyamıyoruz. Ben gittim o kupaya. Çok net söyleyeyim 3 kişi gittik biz, bizim dışımızda para veren kimse yoktu” ifadelerini kullandı. O dönem prim konusunda ciddi pazarlıklar yaşandığını öne süren Çilingiroğlu, Dünya üçüncülüğü nedeniyle bu tartışmaların yeterince konuşulmadığını söyledi.

Çilingiroğlu, Türk futbolunun bugünkü noktaya gelişini anlamak için geçmişteki sorunların kronolojik olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi. Ona göre doğru teşhis yapılmadan çözüm bulunması mümkün değil.

“Hata aranacak en son kişi Montella”

Kaya Çilingiroğlu, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’ya yöneltilen eleştirilerin de tek başına yeterli olmadığını söyledi. Montella’nın mevcut tablo içinde hata aranacak son kişi olduğunu savunan Çilingiroğlu, teknik direktör tercihinin yöneticiler tarafından yapıldığını hatırlattı.

Çilingiroğlu, “Montella zorla mı geldi, zorla mı durdu? Adamı getirdiler, mukavele yaptılar. Montella’dan ne bekliyordunuz ki, Dünya Kupası’nı kazanmasını mı bekliyordunuz?” sözleriyle eleştirinin odağının yalnızca teknik adama çevrilmesine karşı çıktı.

Yorumcular ve gazeteciler üzerinde baskı kurulduğunu da iddia eden Çilingiroğlu, yıllar içinde bazı kişilerin konuşmasının engellendiğini, bu nedenle sorunların kamuoyunda yeterince tartışılamadığını öne sürdü.

Futboldaki ayrıcalık ve adalet tartışması

Programda prim konusunu farklı branşlarla da karşılaştıran Çilingiroğlu, futbola gösterilen ilginin ve sağlanan imkanların diğer sporculara aynı ölçüde yansımadığını söyledi. A Milli Takım için konuşulan prim iddialarına değinen Çilingiroğlu, benzer desteklerin basketbolculara, olimpiyat ve paralimpik sporculara verilip verilmediğini sorguladı.

Yusuf Dikeç, Mete Gazoz, güreşçiler ve paralimpik sporcuları örnek gösteren Çilingiroğlu, “Herkes bizim çocuğumuz, herkese eşit muamele yapılsın. Adalet budur” dedi.

Federasyon ve kurul yapısına yönelik iddialar

Çilingiroğlu, Türk futbolundaki bazı kurul yapılarıyla ilgili de dikkat çeken iddialar ortaya attı. Bir dönemde disiplin kurulu başkanı ile tahkim kurulu başkanının aynı ofisin ortakları olduğunu ileri süren yorumcu, bunun ciddi bir çıkar çatışması doğurduğunu savundu.

Ayrıca büyük bir kulüpte oynayan bir futbolcunun bu kişilerle müvekkil ilişkisi içinde olduğunu iddia eden Çilingiroğlu, böyle bir durumda adil ceza süreçlerinin tartışmalı hale geleceğini söyledi. Çilingiroğlu, bu tür olayların uzun süre konuşulmadığını ve kamuoyuna yeterince anlatılmadığını belirtti.

Türkiye’nin Dünya Kupası hedefinden uzak kalmasının ardından yapılan bu açıklamalar, Türk futbolunda yönetim, adalet, prim sistemi ve medya baskısı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Son Güncelleme:21 Haziran 2026 20:58