Levent Kurnaz’dan El Niño ve aşırı sıcak uyarısı
İklim değişikliği uzmanı Prof. Dr. Levent Kurnaz, Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde normalin üzerinde seyreden sıcak su kütlesinin yüzeye yaklaşmasıyla birlikte güçlü bir El Niño etkisinin görülebileceğini belirterek Türkiye için aşırı sıcak uyarısında bulundu. Kurnaz’a göre temmuz ayının sonundan itibaren dünya genelinde sıcaklık rekorları ve buna bağlı sağlık riskleri gündeme gelebilir.
Uzmanların dikkat çektiği gelişme, yalnızca hava sıcaklıklarının artmasıyla sınırlı değil. Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, yalnız yaşayanlar ve soğutma imkânı sınırlı olan haneler için ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşebiliyor.
Pasifik’teki sıcak su kütlesi El Niño endişesini artırdı
Kaynakta yer alan bilgilere göre Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde tespit edilen sıcak su kütlesinin normal değerlerin yaklaşık 6 santigrat derece üzerinde olduğu ifade edildi. Bu kütlenin yüzeye çıkmasının, küresel sıcaklıkların hâlihazırda yüksek seyrettiği bir dönemde El Niño etkisini güçlendirebileceği belirtiliyor.
El Niño, Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının değişmesiyle ortaya çıkan ve dünyanın farklı bölgelerinde sıcaklık, kuraklık, yağış ve fırtına düzenlerini etkileyebilen bir iklim olayı olarak biliniyor. Bu nedenle uzmanlar, olası güçlü bir El Niño döneminin yalnızca meteorolojik değil, sağlık ve şehir yaşamı açısından da takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Levent Kurnaz’dan Türkiye için risk uyarısı
Prof. Dr. Levent Kurnaz, aşırı sıcakların can kayıplarına yol açabileceğine dikkat çekerek geçmiş yıllarda Avrupa’da yaşanan örnekleri hatırlattı. Fransa’da bir yaz döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle binlerce kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Kurnaz, bu kayıplarda özellikle evlerinde yalnız yaşayan yaşlıların öne çıktığını ifade etti.
Kurnaz’ın değerlendirmesine göre sıcak hava dalgalarında fiziksel koşullar kadar toplumsal dayanışma da belirleyici olabiliyor. Yaşlı bireylerin düzenli kontrol edilmesi, komşuların kapı çalması, su tüketiminin takip edilmesi ve serin alanlara erişimin sağlanması gibi basit önlemler, riskin azaltılmasında etkili olabilir.
Yaşlı nüfus ve yalnız yaşam tehlikeyi büyütüyor
Türkiye’de 65 yaş üzerindeki nüfusun 8,5 milyonu aştığı biliniyor. Büyükşehirlerde eski binalarda, yalıtımı zayıf ve soğutma sistemi bulunmayan evlerde yaşayan yaşlılar, aşırı sıcak dönemlerinde daha kırılgan hale geliyor.
Yaş ilerledikçe vücudun sıcaklığı dengeleme kapasitesi azalıyor. Susuzluk hissinin zayıflaması da sıvı kaybının geç fark edilmesine neden olabiliyor. Bu durum, sıcak çarpması ve buna bağlı sağlık sorunları açısından yaşlıları daha yüksek risk grubuna taşıyor.
Alınabilecek önlemler gündemde
Uzmanlara göre sıcak hava dalgalarına karşı yerel yönetimler, sağlık kurumları ve mahalle ölçeğindeki dayanışma ağları birlikte hareket etmeli. Yalnız yaşayan yaşlıların tespit edilmesi, düzenli olarak aranması, serinleme merkezlerinin planlanması ve kamuoyuna erken uyarı yapılması olası can kayıplarını azaltabilir.
Prof. Dr. Levent Kurnaz’ın uyarısı, yaklaşan yaz sıcaklarının yalnızca meteoroloji başlığı olarak değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren bir risk olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.