İzmir’de kliniğinde hayatını kaybeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekinin ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, boşanma aşamasında olduğu eşi Erhan Çelikin savcılığa sunduğu iddialar gündeme geldi. İlk etapta kalp krizi ihtimali üzerinde durulan ölüm, yapılan incelemeler ve Adli Tıp süreciyle birlikte şüpheli ölüm dosyası olarak değerlendiriliyor.
Gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre Çelik, Gültekin’e anestezide kullanılan bazı ilaçların yasa dışı yollarla temin edildiğini ve zerk edildiğini öne sürdüğü kişiler hakkında şikayetçi oldu. Dilekçede enjektör, ilaç kutuları, güvenlik kameraları ve olay yerindeki bazı materyallere ilişkin iddialar yer aldı.
Özlem Gültekin’in ölümü nasıl şüpheli dosyaya dönüştü?
48 yaşındaki Özlem Gültekin, 14 Ağustos 2026’da İzmir’deki kliniğinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. İlk saatlerde ölümün ani kalp krizi sonucu gerçekleşmiş olabileceği değerlendirildi.
Ancak daha sonra evinde ve kliniğinde yapılan incelemelerde yeşil reçeteye tabi, uyuşturucu etken madde içeren ilaçlara rastlandığı öğrenildi. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için cenazesi İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Toksikoloji incelemelerinden çıkacak sonuç, dosyanın seyrinde belirleyici olacak.
Erhan Çelik savcılığa hangi iddiaları sundu?
Erhan Çelik, savcılığa sunduğu şikayet dilekçesinde Gültekin ile 2019 yılında evlendiklerini, evliliklerinin ilerleyen dönemlerinde eşinin anestezide kullanılan bazı ilaçları yasa dışı şekilde kullandığını fark ettiğini iddia etti.
Çelik, Gültekin’in bu ilaçlara evliliklerinden önce de bağımlı olduğunu öne sürerek, durumu 2023 yılında öğrendiğini ve eşinin Türkiye’de ve yurt dışında tedavi görmesi için destek olduğunu savundu. Ancak tedaviden sonuç alınamadığını ileri sürdü.
Dilekçede ayrıca Gültekin’in söz konusu ilaçları yalnızca kendi kliniğinden değil, üçüncü kişiler aracılığıyla da temin ettiği iddia edildi. Çelik, bu kişilere ilişkin isimleri, telefon kayıtlarını ve diğer delilleri daha önce boşanma davasına sunduğunu, aynı bilgi ve belgeleri İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na da teslim ettiğini belirtti.
Enjektör, ilaç kutusu ve kamera kayıtları iddiası
Çelik’in başvurusunda, Gültekin’in ölümünden önceki günlere ilişkin iddialar da yer aldı. Çelik, eşinin 7 Ağustos’ta bazı kişilerle birlikte anestezi içerikli ilaç kullandığını öne sürdü. Gültekin’in telefonunun incelenmesi halinde ilaçların temininde rol oynayan başka kişilerin de tespit edilebileceğini savundu. Banka hesaplarındaki para transferlerinin de araştırılmasını talep etti.
Erhan Çelik, Gültekin’in ölü bulunduğu sırada olay yerinde bulunan bir kişinin boş enjektör ve ilaç kutularını topladığını, temizlik yaptığını ve bazı materyalleri çöpe attığını iddia etti. Bu materyallerin olay yeri inceleme ekipleri tarafından çöp kutusundan çıkarıldığını ileri süren Çelik, söz konusu kişinin daha önce de Gültekin’e ilaç enjekte ettiğini savundu.
Çelik ayrıca Gültekin’in kliniğinde güvenlik kameralarının bulunduğunu, ancak olayın gerçekleştiği tarihte kameraların kayıt yapmadığının çalışanlar tarafından söylendiğini belirtti. Kameraların bilinçli şekilde kapatılıp kapatılmadığının araştırılmasını istedi.
Şiddet davası ve Adli Tıp süreci
Dosyada çiftin geçmişte kamuoyuna yansıyan şiddet iddiaları da bulunuyor. Özlem Gültekin daha önce Erhan Çelik hakkında fiziksel ve psikolojik şiddet iddiasıyla şikayette bulunmuştu. Yürütülen soruşturmanın ardından Çelik hakkında “kadına karşı tehdit” ve “kadına karşı basit yaralama” suçlamalarıyla dava açılmıştı. Çelik ise suçlamaları reddetmişti.
Çelik, son dilekçesinde görüntülerde eşine şiddet uygulamadığını, Gültekin’in çantasında bulunduğunu iddia ettiği ilaç ve enjektörleri kayıt altına almaya çalıştığı sırada aralarında arbede çıktığını savundu.
Haberde yer alan bir diğer detaya göre, çiftin boşanma davasının görüldüğü mahkeme tarafından Özlem Gültekin’in yaklaşık iki ay önce test vermek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiği, ancak testi vermediğinin kayıtlara geçtiği belirtildi.
Erhan Çelik’in dilekçesinde yer alan ifadeler, şu aşamada soruşturma kapsamında araştırılan iddialardan oluşuyor. Özlem Gültekin’in kesin ölüm nedeni henüz açıklanmadı. Savcılık soruşturması, telefon ve kamera kayıtlarına yönelik incelemeler ile Adli Tıp Kurumu’nun toksikoloji sonuçlarının ardından dosyanın netleşmesi bekleniyor.