Diyanet’e Göre Kurban Kimlere Vacip ve Kurban Yerine Sadaka Geçer mi?
Kurban Bayramı yaklaşırken, kurban ibadetinin dinî hükmü ve kimlerin kurban kesmekle yükümlü olduğu yeniden gündeme geldi. Diyanet kaynaklarında yer alan bilgilere göre kurban, Allah’a yaklaşma niyetiyle belirli şartları taşıyan hayvanın usulüne uygun şekilde kesilmesini ifade ediyor.
Fıkıhta Kurban Bayramı’nda kesilen kurbana udhiyye, hac sırasında kesilen kurbana ise hedy adı veriliyor. Kurban kesmenin hükmü mezheplere göre değişiyor. Hanefi mezhebine göre kurban kesmek vacip kabul edilirken, Şafiî ve bazı diğer mezheplerde sünnet-i müekkede sayılıyor.
Diyanet’e göre kurban, mali bir ibadet olduğu için dinen zengin kabul edilen Müslümanların yerine getirmesi gereken bir ibadet olarak değerlendiriliyor. Buna göre akıl sağlığı yerinde olan, ergenliğe ulaşmış, mukim olan ve temel ihtiyaçları ile borçları dışında yeterli mal varlığı bulunan kişiler kurbanla yükümlü sayılıyor.
Kurban için esas alınan nisap miktarı, temel ihtiyaçlar ve borçlar dışında 80,18 gram altın ya da bu değerde para veya mala sahip olunması olarak belirtiliyor. Zekâttan farklı olarak bu mal varlığının üzerinden bir yıl geçmiş olması şartı aranmıyor; bayram günlerinde bu imkâna sahip olmak yeterli görülüyor.
Diyanet kaynaklarında, kurban ibadetinin yalnızca maddi yardım niteliğinde olmadığı, ibadet amacı taşıdığı vurgulanıyor. Bu nedenle kurban kesmek yerine hayvan bedelini ya da parasını sadaka olarak vermenin kurban ibadetinin yerini tutmadığı ifade ediliyor.
Bununla birlikte kurban bağışı dinen uygun kabul ediliyor. Ancak bağışlanan parayla kurbanın gerçekten kesilmesi ve kesim ile dağıtım işlemlerinin İslami usullere uygun şekilde yapılması gerekiyor. Kişi bu işlemi kendisi yapabileceği gibi, bir kişi veya kuruma vekâlet de verebiliyor. Vekâlet sözlü, yazılı ya da telefon ve internet gibi yöntemlerle verilebiliyor.