Dolar47,19 TL+0,04%
Euro53,95 TL-0,13%
Sterlin63,45 TL-0,21%
Altın6.179,18 TL+1,29%
Gümüş89,86 TL+3,46%
BIST10014.041,27+0,24%
Bitcoin3.115.956,20 TL+2,86%
Ethereum91.396,48 TL+4,02%
Solana3.706,64 TL+3,18%
Dolar47,19 TL+0,04%
Euro53,95 TL-0,13%
Sterlin63,45 TL-0,21%
Altın6.179,18 TL+1,29%
Gümüş89,86 TL+3,46%
BIST10014.041,27+0,24%
Bitcoin3.115.956,20 TL+2,86%
Ethereum91.396,48 TL+4,02%
Solana3.706,64 TL+3,18%
Spor

Fas futbol modeli yükselirken Türkiye neden zorlanıyor?

Fas futbol modeli yükselirken Türkiye neden zorlanıyor?5 Temmuz 2026 18:09

Fas futbolu, son yıllarda yalnızca A Milli Takım düzeyinde değil, altyapıdan kadın futboluna, futsaldan genç milli takımlara kadar geniş bir başarı zinciri yakaladı. 2022 Dünya Kupası’nda yarı finale çıkan Fas, planlı yatırım, kurumsal reform ve diaspora oyuncularını sisteme dahil eden stratejisiyle dikkat çekerken; Türkiye’de altyapı, yönetim ve oyuncu gelişimi tartışmaları sürüyor.

1998 sonrası uzun süre Afrika Uluslar Kupası’nda grup aşamalarında takılan ve Dünya Kupası’na düzenli katılamayan Fas, bugün FIFA sıralamasında üst basamaklara çıkan, farklı yaş kategorilerinde kupa ve madalyalarla anılan bir ülke konumuna geldi. Bu dönüşümün merkezinde kısa vadeli başarı arayışından çok, yıllara yayılan kurumsal bir futbol planı bulunuyor.

Fas’ın yükselişinde üç ana unsur öne çıktı

Fas Kraliyet Futbol Federasyonu’na yakın kaynaklara göre başarı; iyi yönetişim, finansal yatırım ve yetkin insan kaynağı üzerine kuruldu. İlk adım, futbolun mali yapısını denetleyen ve profesyonelleştiren ulusal bir finansal kontrol mekanizmasının kurulması oldu. Böylece altyapı yatırımları öncesinde daha şeffaf ve sürdürülebilir bir zemin oluşturuldu.

2008’de Skhirat Spor Konferansı ile Kral VI. Mohammed’in doğrudan dahil olduğu uzun vadeli futbol reformu ilan edildi. 2009’da Rabat yakınındaki Salé’de Mohammed VI Futbol Akademisi kuruldu. Akademi, sportif eğitimin yanında akademik eğitimi de merkeze alan bir modelle çalışmaya başladı. 13-18 yaş arası gençlerin yetiştirildiği sistemde, düşük gelirli ailelerden gelen yeteneklere de geniş alan açıldı.

Ülke genelinde kurulan tarama ağı ise Fas modelinin en dikkat çeken parçalarından biri oldu. Çocuklar 6 yaşından itibaren şehirlerde, kırsal bölgelerde ve Batı Sahra dahil farklı coğrafyalarda izlenmeye başlandı. Bu yapı, elit akademilerin yanında binlerce mahalle sahasıyla desteklendi. Devlet ve federasyon iş birliğiyle inşa edilen açık erişimli sahalar, futbolu tabana yaymayı hedefledi.

Akademi, tesis ve diaspora planı birlikte işledi

Fas’ın en önemli yatırımlarından biri de Rabat yakınındaki Mohammed VI Futbol Kompleksi oldu. Modern sahaları, fizik tedavi ekipmanları ve kamp imkanlarıyla bu merkez, dünya futbolundaki önde gelen teknik tesislerle kıyaslanıyor. Akademi ve kompleks, yalnızca oyuncu değil, antrenör ve teknik kadro kalitesini artırmaya yönelik bir merkez olarak da değerlendiriliyor.

Fas ayrıca Avrupa doğumlu çifte vatandaşlığa sahip oyuncular konusunda erken pozisyon aldı. Hakim Ziyech, Nordin Amrabat, Brahim Diaz gibi isimlerin milli takıma kazandırılması, federasyonun diaspora taramasını ayrı bir strateji olarak yürüttüğünü gösterdi. Genç oyuncuların Fransa gibi ülkelerden davet beklemeden Fas’ı tercih etmeye başlaması, milli takımın cazibe merkezine dönüştüğünün işareti olarak görülüyor.

Türkiye’de altyapıdan A takıma geçiş sorunu sürüyor

Türkiye’de ise tartışmanın odağında genç oyuncuların profesyonel futbola geçişinde yaşanan kopukluk bulunuyor. U-16, U-17 ve U-19 seviyelerinde öne çıkan birçok oyuncunun A takımlarda düzenli süre bulamaması, altyapı başarısının sürdürülebilir üretime dönüşmesini engelliyor. Kulüplerin genç oyuncuyu kalıcı biçimde birinci takıma taşıma konusunda istikrarlı bir model kuramadığı eleştirileri öne çıkıyor.

Altyapı yatırımları da çoğu zaman stratejik tercih değil, ekonomik zorunluluk olarak gündeme geliyor. Finansal sıkıntı yaşayan kulüplerin genç oyunculara yönelmesi kalıcı bir gelişim planından çok geçici çözüm olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de yetişip yurt dışında oynayan futbolcu sayısının Hırvatistan, Sırbistan ve İsveç gibi daha küçük nüfuslu ülkelerin gerisinde kalması da bu tabloyu destekleyen başlıklardan biri olarak gösteriliyor.

Yönetim ve kısa vadeli kararlar eleştiriliyor

Türk futbolunda federasyon yönetimi, hakem atamaları, kulüp-federasyon ilişkileri ve şeffaflık tartışmaları da yapısal sorunların parçası olarak öne çıkıyor. Uzun vadeli planlama yerine krizlere göre şekillenen karar alma kültürü; altyapı, antrenör eğitimi, lig düzenlemeleri ve milli takım stratejisinde istikrarsızlık yarattığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

Süper Kupa finalinin Riyad’da oynatılması planı ve ardından maçın gerçekleşmemesiyle sonuçlanan kriz, futbol yönetiminde öngörü eksikliği tartışmalarını büyüten örneklerden biri oldu. Bu süreç, kararların sportif ve kurumsal hassasiyetlerden çok kısa vadeli ekonomik gerekçelerle alındığı yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.

Fas örneği, futbolda kalıcı başarının yalnızca yetenekli jenerasyonlarla değil; planlı yatırım, kurumsal denetim, yaygın altyapı, eğitimli antrenörler ve milli takım stratejisinin birlikte çalışmasıyla geldiğini gösteriyor. Türkiye’de ise aynı başlıklarda süren sorunlar, potansiyelin sahaya ve uluslararası pazara yeterince yansımadığı tartışmasını canlı tutuyor.

Son Güncelleme: 5 Temmuz 2026 18:10

Gündemix uygulamasını indirin

Haberleri anında takip edin

Download on theApp Store