Hırvatistan Milli Takımı’nın dünya futbolunda en kolay tanınan tasarımlarından biri olan kırmızı-beyaz damalı forması, yalnızca sportif bir sembol değil; ülkenin tarih, kimlik ve siyasetle iç içe geçen geçmişi nedeniyle yıllardır tartışmaların da merkezinde yer alıyor. Formanın dayandığı şahovnica sembolü, Hırvat tarihinin eski dönemlerine uzansa da II. Dünya Savaşı’ndaki Ustaşa rejimiyle ilişkilendirilen kullanımları nedeniyle zaman zaman “Nazi işbirlikçiliğine gönderme” iddialarıyla gündeme geliyor.
Hırvatistan, Yugoslavya’dan kopuş sürecinde henüz FIFA’ya kabul edilmeden 17 Ekim 1990’da Maksimir Stadı’nda ABD ile hazırlık maçı oynadı. 2-1 kazanılan bu maç, yeni Hırvatistan Milli Takımı’nın sahneye çıktığı sembolik karşılaşmalardan biri olarak kabul edildi. Takım, bugün ikonik hale gelen kareli formasını da ilk kez bu dönemde giydi.
Forma hangi sembolden geliyor?
Hırvatistan formasındaki kırmızı-beyaz kareler, kökeni yüzyıllar öncesine götürülen şahovnica adlı armadan geliyor. Bu arma, Hırvat kimliğinin tarihsel işaretlerinden biri olarak Habsburg döneminde de farklı biçimlerde kullanıldı. Modern formanın tasarımında da bu tarihsel sembol referans alındı.
Formayı tasarlayan isim, aynı zamanda Hırvatistan bayrağının modern versiyonu ve ülkenin eski para birimi kuna banknotları üzerinde de çalışan sanatçı Miroslav Šutej oldu. Ancak sembolün yeniden görünür hale gelmesi, yalnızca estetik bir tercih olarak değerlendirilmedi.
Tartışma neden Nazi dönemiyle ilişkilendiriliyor?
Şahovnica, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nın desteğiyle kurulan Bağımsız Hırvatistan Devleti ve Ustaşa rejimi tarafından da kullanıldı. Bu nedenle sembol, savaş sonrası dönemde yalnızca tarihsel bir arma olarak değil, aynı zamanda ağır siyasi çağrışımları olan bir işaret olarak da tartışıldı.
Sosyalist Yugoslavya döneminde Hırvat kimliğine ait bu tür semboller geri planda tutuldu; kızıl yıldızın öne çıktığı sosyalist devlet sembolleri tercih edildi. 1990’larda bağımsızlık süreciyle birlikte şahovnica yeniden devletin ve milli takımın merkezine yerleşti. Bu dönüş, yeni Hırvatistan’ın Yugoslav mirasından kopuşunu simgelerken, geçmişle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi.
Özellikle armanın sol üst köşesinde kırmızı mı yoksa beyaz karenin mi yer alması gerektiği zaman zaman siyasi anlamlar yüklenen bir mesele haline geldi. Bazı yorumcular beyaz kareyle başlayan versiyonu Ustaşa dönemiyle ilişkilendirirken, diğerleri bu kullanımın daha eski tarihsel örneklerde de bulunduğunu savunuyor.
1998 Dünya Kupası formayı dünyaya tanıttı
Hırvatistan’ın damalı forması, asıl küresel ününü 1998 Dünya Kupası’nda kazandı. Davor Šuker liderliğindeki takım, Arjantin, Jamaika ve Japonya’nın bulunduğu gruptan çıktıktan sonra Romanya’yı eledi. Çeyrek finalde Almanya’yı 3-0 yenmesi ise turnuvanın en dikkat çeken sonuçlarından biri oldu.
Hırvatistan yarı finalde ev sahibi Fransa’ya kaybetti ancak Hollanda’yı yenerek dünya üçüncüsü oldu. Bu başarı, hem yeni bağımsız olmuş ülkenin futboldaki yükselişini hem de damalı formanın dünya futbol kültüründeki yerini güçlendirdi.
Dönemin yıldızı Davor Šuker hakkında ise geçmişte Ustaşa lideri Ante Pavelić’in mezarını ziyaret ettiği iddiaları basına yansıdı. Hırvat tarafı, milli forma ile Ustaşa sembolizmi arasında doğrudan bir bağ olduğu yönündeki iddiaları genel olarak reddetti. Buna rağmen forma, Hırvatistan’ın tarihsel sembollerini nasıl yorumladığına dair tartışmaların odağında kalmayı sürdürüyor.