Ankara’da düzenlendiği belirtilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından, zirvede yapılan tarihî göndermeler sosyal medyada gündem oldu. Liderlerin mehteran takımıyla karşılanması, Türk devletlerini temsil eden üniformalı askerlerin törende yer alması ve protokoldeki sembolik detaylar, Bulgar yazar Sophia Proneikos’un X hesabından yaptığı paylaşımla yeniden tartışmaya açıldı.
Proneikos, paylaşımında Türkiye’nin zirve protokolünde tarihî hafızaya güçlü biçimde yer verdiğini savundu. Yazarın özellikle mehter vurgusu ve “Geçmiş bir yük değil, bir dildir” sözleri, sosyal medya kullanıcıları arasında çok sayıda yorum aldı.
Zirvede hangi detaylar öne çıktı?
Kaynak metinde yer alan bilgilere göre zirve kapsamında devlet başkanları Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde mehteran takımıyla karşılandı. Liderlerin araçlarından inişi sırasında mehteranın tarihî eserler seslendirdiği, alanda farklı dönemleri temsil eden üniformalı askerlerin bulunduğu aktarıldı.
Programın dikkat çeken bölümlerinden birinin de ABD Başkanı Donald Trump’ın havalimanından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelişinde yaşandığı belirtildi. Trump’ın atlı birliklerle karşılandığı, Türkçe selam verdiği sırada Türk Yıldızları’nın uçuş yaptığı ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da mehterli karşılama hakkında konuştuğu ve liderlerin törenden övgüyle söz ettiğini söylediği aktarıldı. Erdoğan’ın, bazı liderlerin “Yeniçerilerinizi tanırız” dediğini ifade ettiği bildirildi.
Sophia Proneikos ne söyledi?
Bulgar yazar Sophia Proneikos, X’te yaptığı paylaşımda NATO Zirvesi’nin en dikkat çekici anının müzakere masası etrafında değil, liderlerin tarihî sembollerle karşılandığı törende yaşandığını öne sürdü.
Proneikos’a göre mehter, yalnızca bir askerî bando olarak değil, Osmanlı döneminde psikolojik etkisi olan bir sembol olarak da görülmeliydi. Yazar, Osmanlı ordularının yürüyüşlerinde davullar, zurnalar ve zillerle oluşturulan sesin sadece askerlere eşlik etmediğini, aynı zamanda karşı tarafta güç algısı yarattığını belirtti.
Paylaşımda, Batı müziğinde “Alla Turca” olarak bilinen Türk tarzı etkisine de değinildi. Proneikos, Osmanlı müziği ve ritimlerinin Avrupa orduları ile klasik müzik üzerinde iz bıraktığını savundu.
Paylaşım neden gündem oldu?
Proneikos’un yazısı, Türkiye’nin uluslararası bir zirvede tarihî sembolleri kullanma biçimine dair yorumları nedeniyle sosyal medyada dikkat çekti. Paylaşımda, bu törenin “Osmanlı’yı canlandırma” çabası değil, geçmişi diplomatik protokol diliyle anlatma yöntemi olduğu görüşü öne çıkarıldı.
Yazarın “Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve o dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini sadece nutuklarla anlatmazlar” ifadesi, paylaşımın en çok alıntılanan bölümlerinden biri oldu. Zirvedeki mehterli karşılama ve tarihî üniformalar, böylece diplomasi protokolünün ötesinde kültürel hafıza ve sembol siyaseti üzerinden tartışılan bir başlığa dönüştü.