Afganistan’da Taliban’ın yönetimi yeniden ele geçirmesinin üzerinden yaklaşık beş yıl geçerken, ülkede kadınların haklarına yönelik ağır kısıtlamalar, derinleşen yoksulluk ve eleştirel seslere uygulanan baskı yeniden gündemde. BBC’nin sahadan aktardığı tanıklıklara göre Taliban, uluslararası kamuoyuna verdiği “değişim” mesajlarına rağmen ülkeyi katı yasakların belirlediği bir düzene taşıdı.
Yeni yönetim yapısında geçmişte savaşçı, komutan veya saldırı planlayıcısı olarak bilinen isimlerin vali, bakan ya da güvenlik yetkilisi olarak görev aldığı belirtiliyor. Bu tablo, özellikle kadınların eğitim, çalışma ve sosyal yaşama katılım hakkı üzerinden Afganistan’daki dönüşümün yönünü gösteriyor.
Kadınların hak arayışı engellerle karşılaşıyor
Haberde yer alan örneklerden biri, aylardır eşinden şiddet gördüğü belirtilen 18 yaşındaki bir kadının boşanma talebiyle yerel yönetime başvurması oldu. Yüzü tamamen peçeyle kapalı genç kadının, eski bir askeri komutan olan yerel valinin makamında hakkını aramaya çalıştığı aktarıldı.
Ancak genç kadının talebi, şeriat kuralları gerekçe gösterilerek zorlaştırıldı. Eşinin, evlilik sırasında ödendiği belirtilen başlık parasının iadesini istediği; bu miktarın kadının ailesi için karşılanmasının mümkün olmadığı kaydedildi. BBC’nin aktarımına göre görüşme sırasında kadınları aşağılayan ifadeler kullanıldı ve odadaki bazı kişilerin alaycı tavırları dikkat çekti.
Bu örnek, Taliban yönetiminde kadınların aile içi şiddet, boşanma ve temel haklar konusunda nasıl sınırlı bir alana sıkıştırıldığını gösteren olaylardan biri olarak öne çıktı.
Eski savaşçılar devlet kademelerinde
Afganistan’daki yeni yönetim düzeninde geçmişte silahlı yapılanmanın içinde yer alan çok sayıda ismin devlet görevlerinde bulunduğu bildiriliyor. Kabil sokaklarında zırhlı araçlarla gezen ve üst düzey görevlerde yer alan bazı isimlerin, geçmişte sivillerin hayatını kaybettiği saldırılarla ilişkilendirildiği ifade ediliyor.
Bu durum, Taliban’ın yönetim anlayışında yalnızca unvanların değiştiği, ancak geçmişteki sert çizginin devlet mekanizması içinde varlığını sürdürdüğü yorumlarına yol açıyor. Haberde, yöneticilerin geçmişte yaşanan acılarla yüzleşmekten kaçındığı da vurgulandı.
Kız çocuklarının eğitimi hâlâ yasakların gölgesinde
Taliban yönetiminin en tartışmalı uygulamalarından biri, kız çocuklarının ve kadınların eğitim ile çalışma hayatına katılımına yönelik yasaklar. BBC’nin aktardığına göre bir aşiret toplantısında, İslam’da bilginin önemine dikkat çekerek kız çocuklarının okula dönmesi gerektiğini söyleyen bir liderin mikrofonu kısa sürede elinden alındı.
Konuyu haberleştirmek isteyen gazetecilerin de istihbarat birimlerinin baskısı ve sorgularıyla karşılaştığı belirtildi. Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid’in ise kızların eğitimi ve kadınların çalışma hayatına yönelik yasakları “ahlaksızlığı önleme” ve “onuru koruma” gerekçeleriyle savunduğu aktarıldı.
Bu açıklamalar, Taliban’ın kadınlara yönelik kısıtlamalarda geri adım atmaya niyetli olmadığı şeklinde değerlendirildi.
Yoksulluk derinleşirken kadınlar umudunu koruyor
Birleşmiş Milletler verilerine göre Afganistan’da işsizlik ve yoksulluk ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Ülkede her dört kişiden üçünün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bildiriliyor. Ekonomik çöküş, sosyal kısıtlamalarla birleşince özellikle kadınlar ve çocuklar için hayat daha da zorlaşıyor.
Buna rağmen Afgan kadınlarının bir bölümü, geçmişte protestolara katıldıkları için baskı görmüş olsalar da umutlarını koruduklarını söylüyor. Haberde görüşlerine yer verilen kadınlar, Taliban’ın eğitimli nesillerden korktuğunu ve mevcut kısıtlamaların sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini dile getiriyor.
Afganistan’daki tablo, Taliban’ın “değiştik” söylemi ile ülkedeki günlük hayat arasında derin bir uçurum bulunduğunu ortaya koyuyor. Kadınların kamusal hayattan dışlanması, gazetecilerin baskı altında çalışması ve halkın ağır yoksullukla mücadele etmesi, rejimin uluslararası alandaki meşruiyet arayışını da tartışmalı hale getiriyor.