Avrupa’yı etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgalarının Almanya’da bu yaz yaklaşık 14 bin kişinin yaşamını yitirmesiyle ilişkilendirildiği bildirildi. Robert Koch Enstitüsü’nün paylaştığı verilere göre, özellikle haziran ayının son haftasında sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkmasıyla can kaybı tahminleri dikkat çekici seviyeye ulaştı.
AFP’nin aktardığı bilgilere göre, Almanya’da yalnızca haziran ayının son haftasında yaklaşık 9 bin 600 ölümün aşırı sıcaklarla bağlantılı olduğu değerlendirildi. Uzmanlar, bu tür ölümlerin her zaman doğrudan “sıcak çarpması” olarak kayıtlara geçmediğine, yüksek sıcaklıkların mevcut kronik hastalıkları ağırlaştırarak ölüm riskini artırdığına dikkat çekiyor.
En riskli grup 75 yaş ve üzeri
Almanya’daki veriler, sıcak hava kaynaklı ölümlerden en fazla 75 yaş ve üzerindeki kişilerin etkilendiğini gösteriyor. Yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve bakım ihtiyacı olan kişiler, aşırı sıcak dönemlerinde en kırılgan gruplar arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre sıcak çarpması bazı vakalarda doğrudan ölüm nedeni olabiliyor. Ancak daha yaygın risk, aşırı sıcakların kalp-damar, solunum ve böbrek rahatsızlıkları gibi mevcut sağlık sorunlarını tetiklemesiyle ortaya çıkıyor. Bu nedenle sıcakla ilişkili ölümlerin gerçek boyutunu ölçmek için doğrudan ölüm belgelerinin yanı sıra istatistiksel analizlere de başvuruluyor.
İspanya ve Fransa’da da fazla ölüm bildirildi
Sıcak hava dalgası yalnızca Almanya’yı değil, Avrupa’nın farklı ülkelerini de etkiledi. İspanya’da halk sağlığı yetkililerinin haziran ayından bu yana yaklaşık 4 bin 500, Fransa’da ise aynı dönemde 7 bin 300’ü aşkın fazladan ölüm rapor ettiği belirtildi.
Avrupa genelinde görülen kuraklık ve aşırı sıcaklıklar, sağlık sistemi üzerindeki baskının yanı sıra tarım, ulaşım ve enerji alanlarında da sorunlara yol açtı. Almanya’da orman yangınlarının artması, tarımsal üretimde düşüş ve büyük nehirlerde su seviyelerinin kritik seviyelere gerilemesi öne çıkan etkiler arasında yer aldı.
Anayasal önlem tartışması gündemde
Yaşanan tablo, Almanya’da iklim uyumu politikalarının güçlendirilmesi tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti’den bazı bakanlar, yerel yönetimlerin aşırı hava olaylarına karşı daha etkili hazırlanabilmesi için mevcut düzenlemelerin yeterli olmadığını savunuyor.
SPD’li Çevre Bakanı Carsten Schneider’in, “iklim uyumu” ve “doğayı koruma” kavramlarının Alman anayasasında güvence altına alınması gerektiğini dile getirdiği aktarıldı. Tartışmanın merkezinde, iklim krizinin etkilerine karşı şehirlerin, sağlık kurumlarının ve altyapının daha dayanıklı hale getirilmesi bulunuyor.