Bursa’da yaşayan Emre Aydın, çocukluk yıllarında merakla başladığı doğada altın arama işini zamanla tam zamanlı bir mesleğe dönüştürdü. Askeri personellik görevinden ayrılan Aydın, yaklaşık yedi yıldır derelerde altın arıyor; kendi geliştirdiği ekipmanlarla hem sahada çalışıyor hem de ürettiği sistemleri yurt dışına gönderiyor.
Aydın’ın anlattığına göre bu iş yalnızca dere yatağında toprak elemekten ibaret değil. Başarılı bir arama için taş yapısını, suyun taşıdığı malzemeyi ve altının birikebileceği noktaları doğru okumak gerekiyor. Özellikle kuvars taşları, ot kökleri ve çöp birikintilerinin bulunduğu alanlar saha incelemelerinde dikkatle taranıyor.
Günlük 3 ila 5 gram altın bulduğunu söylüyor
Emre Aydın, mesleğin ilk dönemlerinde küçük altın tozlarını bulmakta bile zorlandığını, ancak yıllar içinde edindiği deneyimle verimin arttığını belirtiyor. Aydın, uygun sahalarda günlük ortalama 3 ila 5 gram altın elde edebildiklerini ifade ediyor.
Sezonluk yoğunluk, su seviyesi ve arazinin potansiyeline göre üretim miktarı değişiyor. Aydın’ın verdiği bilgilere göre yıllık üretim bazı dönemlerde yarım kilogram ile bir kilogram arasında değişebiliyor.
Önce test yapılıyor, sonra geniş çalışma başlıyor
Altın arama sürecinde önce küçük ölçekli testler yapılıyor. Belirli noktalardan alınan örnekler geleneksel tavalama yöntemiyle inceleniyor. Testlerde yeterli yoğunlukta altın görülürse, metrekare bazındaki potansiyel hesaplanarak bölgede daha kapsamlı çalışmaya geçiliyor.
Aydın, ilk yıllarda basit yöntemlerle başladığı bu süreçte zamanla kendi makine ve sistemlerini geliştirdi. Motorlu ve vakumlu sistemler imal eden Aydın, 10 tondan 100 tona kadar maden işleme kapasitesine sahip ekipmanlar ürettiğini belirtiyor.
Karavanla Türkiye’yi geziyor
Sabit bir iş yerine bağlı kalmadan çalışan Aydın, karavanıyla Türkiye’nin farklı bölgelerinde saha araştırması yapıyor. Haftanın büyük bölümünü arazi çalışmalarına ayıran ekip, su seviyeleri ve iklim koşullarına göre yer değiştiriyor.
Yaz aylarında Türkiye’deki akarsularda çalışan Aydın, kış dönemlerinde ise yurt dışından gelen talepler doğrultusunda Afrika’ya gittiğini ve burada büyük kapasiteli altın madeni tesislerinin kurulumunda görev aldığını söylüyor.
Bursa ve çevresine dikkat çekti
Türkiye’nin jeolojik potansiyelinin yüksek olduğunu dile getiren Aydın, özellikle Bursa, İnegöl ve Orhaneli çevresinin altın varlığı açısından dikkat çeken bölgeler arasında yer aldığını ifade ediyor.
Aydın’a göre doğada altın aramak, sabır, teknik bilgi ve araziyi doğru analiz etme becerisi gerektiriyor. Çocukluk merakıyla başlayan süreç, bugün onun için hem geçim kaynağına hem de yurt dışına uzanan bir çalışma alanına dönüşmüş durumda.