Denizli’nin Çivril ilçesine bağlı Gümüşsu Mahallesi’nde, halk arasında “ölümsüzlük meyvesi” olarak bilinen hünnap için hasat dönemi yaklaşıyor. Eylül ayı itibarıyla başlaması beklenen hasat, bölgede hem asırlık ağaçlarda hem de son yıllarda kurulan genç bahçelerde yoğun bir çalışma temposu oluşturacak.
Uzak Doğu ve Çin geleneksel tıbbında uzun yıllardır kullanılan hünnap, Türkiye’de özellikle Denizli’nin bazı bölgelerinde üretimiyle öne çıkıyor. Gümüşsu Mahallesi ise ürünün yetiştirildiği önemli merkezlerden biri olarak gösteriliyor.
Asırlık ağaçlardan yeni bahçelere uzanan üretim
Bölgedeki üreticilerden Hasan Bulut, dedesinden kalan yaklaşık 300 yıllık hünnap ağaçlarının yanı sıra kendi yetiştirdiği 20 yıllık ağaçlardan da ürün aldığını belirtti. Bulut’un bahçesinde kiraz ve ceviz ağaçlarının yanında son beş yılda dikilen 120 yeni hünnap fidanı da bulunuyor.
Üreticinin verdiği bilgilere göre bahçedeki toplam ağaç varlığı 700’e yaklaşıyor. Geçmişte üretimin yalnızca birkaç geleneksel türle sınırlı olduğu, zaman içinde yapılan aşılama ve teknik geliştirme çalışmalarıyla çeşit sayısının arttığı ifade ediliyor. Bugün bölgede 17 farklı hünnap çeşidi üzerinden üretim yapıldığı belirtiliyor.
Bu yıl verim beklentisi yüksek
Üreticiler, bu yıl yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle hünnapta verim artışı bekliyor. Hünnap ağacının bakım açısından görece zahmetsiz olduğu, ancak meyvenin toplanma sürecinin yoğun iş gücü gerektirdiği aktarılıyor.
Üretimde zirai ilaç kullanılmadığını belirten üreticiler, bunun hem maliyet açısından avantaj sağladığını hem de ürüne yönelik talebi artırdığını dile getiriyor. Hünnap, taze tüketilebildiği gibi kurutularak kış aylarında da değerlendiriliyor. Ayrıca çay formunda da işlenebiliyor.
Hasat kasım başına kadar sürebilir
Gümüşsu’da hünnap hasadının eylül ayının ilk günlerinde başlaması, ekim sonu ve kasım ayının ilk haftasına kadar devam etmesi planlanıyor. Hasat döneminde bölgedeki üreticiler, olgunlaşan meyveleri toplamak için yoğun mesai yapacak.
Denizli’de yetiştirilen hünnapların Türkiye’nin farklı illerine gönderildiği, ayrıca uluslararası pazara da ihraç edildiği belirtiliyor. Bu yönüyle ürün, yalnızca yerel tarım faaliyetleri açısından değil, bölge ekonomisine sağladığı katkı bakımından da önem taşıyor.