Türkiye’de en düşük emekli aylığına yapılması beklenen artış, yaşlı yoksulluğu tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Torba Yasa’ya eklenen düzenlemeyle 20 bin lira olan en düşük emekli aylığının 2026 Temmuz itibarıyla 23 bin 552 liraya çıkarılması beklenirken, birçok emekli artan kira, gıda, fatura ve sağlık giderleri karşısında geçinmekte zorlandığını anlatıyor.
+90 kanalının YouTube yayınında konuşan emekliler, maaş zammına rağmen temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiklerini, bazı harcamalardan vazgeçtiklerini ve ileri yaşta yeniden çalışmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.
En düşük emekli aylığı için yeni rakam
Kaynak metinde yer alan bilgiye göre en düşük emekli aylığının 2026 Temmuz ayı itibarıyla 23 bin 552 liraya yükselmesi bekleniyor. Ancak emekliler, maaş artışının hayat pahalılığı karşısında yeterli olmadığını belirtiyor.
Özellikle kirada yaşayan emekliler için barınma giderleri maaşın büyük bölümünü oluşturuyor. Gıda, elektrik, doğalgaz, su ve sağlık harcamaları da eklendiğinde birçok kişi temel ihtiyaçlarını kısmak zorunda kalıyor.
“Beslenemiyoruz, sadece karın doyuruyoruz”
77 yaşındaki Sevgi İnceçay, eşinden kalan 17 bin 800 liralık emekli maaşının 10 bin lirasını kiraya verdiğini anlattı. Ev sahibinin kirayı 15 bin liraya çıkarmak istediğini söyleyen İnceçay, daha yüksek bir kirayı karşılayamayacağı için eski ve bakımsız bir evde yaşamaya razı olduğunu ifade etti.
Evinde doğalgaz bulunmadığını, elektrik sobasını ise yüksek faturalar nedeniyle sınırlı kullanabildiğini belirten İnceçay’ın anlattıkları, barınma krizinin emekliler üzerindeki etkisini gösteriyor. Eski evler, tamir edilmeyen eşyalar, nemli yaşam alanları ve artan faturalar, dar gelirli yaşlılar için gündelik hayatın parçası haline geliyor.
Gıda harcamalarında da benzer bir tablo var. Pazara daha az gitmek, meyve ve sebzeyi tane ile almak, et ve peynir gibi temel ürünlerden vazgeçmek birçok emeklinin başvurduğu yöntemler arasında. İnceçay, durumunu “Beslenemiyoruz, sadece karın doyuruyoruz” sözleriyle anlattı.
İleri yaşta çalışma mecburiyeti
+90’a konuşan emekli Mustafa Yakın ise geçinebilmek için ileri yaşına rağmen çatı işlerine gittiğini söyledi. Riskli işlerde daha önce düşüp kaburgalarını kırdığını ve parmağından sakatlandığını anlatan Yakın, buna rağmen çalışmayı sürdürmek zorunda kaldığını belirtti.
Yakın, zaman zaman küçük bir tezgahta yaptığı avizeleri satarak ek gelir elde etmeye çalıştığını da dile getirdi. Bu durum, emeklilerin yalnızca düşük gelirle değil, ileri yaşta güvencesiz ve fiziksel olarak ağır işlerde çalışma zorunluluğuyla da karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.
Yaşlı yoksulluğu büyüyen bir sosyal sorun
Türkiye’de 65 yaş üstü nüfusun 2024’te 9 milyonun üzerine çıktığı belirtiliyor. 2030 yılında ise her 7 kişiden birinin yaşlı olacağı öngörülüyor. Bu tablo, yaşlı yoksulluğunun yalnızca bugünün değil, önümüzdeki yılların da önemli sosyal sorunlarından biri olacağına işaret ediyor.
Emekliler için dışarı çıkmak, bir kafede oturmak, sinemaya ya da tiyatroya gitmek, toruna harçlık vermek gibi harcamalar da giderek lüks haline geliyor. Mustafa Yakın’ın “Yurt dışındaki bir emekli benim ülkeme gezmeye geliyor da ben neden ülkemde bir lokantaya gidip dışarıda yemek yiyemiyorum?” sözleri, emeklilerin alım gücüne ilişkin tartışmayı özetleyen ifadelerden biri oldu.


