KVKK’dan Mesai Takibinde Parmak İzi ve Yüz Tanıma Kararı

KVKK’dan M...

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışanların mesai takibinde parmak izi, yüz tanıma, retina veya göz taraması gibi biyometrik verilerin kullanılmasına ilişkin önemli bir ilke kararı aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, işverenlerin personel giriş çıkışlarını bu tür hassas kişisel verilerle takip etmesi hukuka aykırı kabul edildi.

Karar, Türkiye’de milyonlarca çalışanı ve çok sayıda iş yerini ilgilendiriyor. Kurul, mesai saatlerinin kayıt altına alınmasının işveren açısından meşru bir ihtiyaç olduğunu kabul etmekle birlikte, bu amacın çalışanların değiştirilemez nitelikteki biyometrik verilerinin işlenmesini otomatik olarak haklı kılmadığını vurguladı.

KVKK kararında ne denildi?

KVKK’nın ilke kararında, biyometrik verilerin kişinin fiziksel ve biyolojik özelliklerine ilişkin son derece hassas bilgiler olduğu belirtildi. Parmak izi, yüz görüntüsü, retina veya göz taraması gibi verilerin bir kez işlendiğinde geri alınması ya da değiştirilmesi mümkün olmayan nitelikte olduğuna dikkat çekildi.

Kurul, işverenlerin çalışanların mesai takibini yapma hakkı ve yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti. Ancak bu takibin mutlaka biyometrik sistemlerle yapılmasını gerektiren bir yasal zorunluluk bulunmadığına işaret etti. Bu nedenle, daha az müdahaleci yöntemler varken parmak izi veya yüz tanıma sistemlerinin kullanılmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu değerlendirildi.

Çalışanın rızası neden yeterli görülmedi?

Kararın dikkat çeken noktalarından biri de işçi ile işveren arasındaki güç dengesine ilişkin değerlendirme oldu. Birçok iş yerinde çalışanlardan bu sistemlere katılım için yazılı onay veya açık rıza alınabiliyor. Ancak KVKK, iş ilişkisinin doğası gereği bu rızanın her zaman özgür iradeyle verilip verilmediğinin tartışmalı olduğuna işaret etti.

Çalışanların işini kaybetme, iş yerinde olumsuz muamele görme ya da yöneticilerle sorun yaşama endişesiyle biyometrik veri vermeye mecbur hissedebileceği belirtildi. Bu nedenle yalnızca çalışandan onay alınması, biyometrik mesai takibini hukuka uygun hale getirmek için yeterli görülmedi.

İş yerleri hangi yöntemlere geçebilir?

KVKK kararının ardından işverenlerin personel takibinde daha az riskli ve kişisel haklara daha saygılı yöntemleri tercih etmesi bekleniyor. Mesai takibi için şifreli geçiş sistemleri, manyetik personel kartları, imza föyleri veya güvenlik görevlisi gözetiminde tutulan kayıtlar gibi alternatif yöntemler kullanılabilecek.

Kurulun yaklaşımına göre, aynı amaca daha basit ve daha az veri işleyen yöntemlerle ulaşılabiliyorsa biyometrik veri toplanması hukuken gerekli kabul edilmeyecek. Bu da iş yerlerinde mevcut parmak izi ve yüz tanıma sistemlerinin gözden geçirilmesi gerektiği anlamına geliyor.

Şirketler için yeni dönem

Karar, yalnızca çalışanların kişisel verilerinin korunması açısından değil, işverenlerin teknik altyapı ve veri işleme süreçleri bakımından da yeni bir dönem başlatıyor. Biyometrik sistemleri kullanmaya devam eden işletmelerin, KVKK kapsamında hukuka aykırı veri işleme riskiyle karşılaşabileceği belirtiliyor.

İşverenlerin mesai takibi uygulamalarını karar doğrultusunda yeniden değerlendirmesi, çalışanlardan alınan verilerin kapsamını azaltması ve biyometrik veri işleme faaliyetlerini sonlandırması bekleniyor. Aksi halde şirketler, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat kapsamında yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.

Son Güncelleme:2 Haziran 2026 06:18