Prof. Dr. Naci Görür, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde İstanbul’un deprem riski taşıyan bölgelerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Görür, özellikle Avrupa Yakası’nda sahile yakın ilçelerin zemin yapısı ve fay hattına yakınlık nedeniyle daha fazla zarar görebileceğini söyledi.
Beklenen Marmara depremine yönelik uyarılarını yineleyen Görür, Türkiye’de deprem hazırlıklarının bilimsel açıdan yeterli seviyede olmadığını belirtti. Sadece kentsel dönüşümle depreme hazırlık yapılamayacağını vurgulayan Görür, kapsamlı ve bilim temelli bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.
İstanbul’da hangi bölgeler daha riskli?
Naci Görür, İstanbul’da riskin bölgelere göre değiştiğini belirterek Avrupa Yakası’nda sahile yakın ilçelere dikkat çekti. Görür’e göre bu bölgelerde zeminin daha zayıf olması, sağlam kaya yapısının azlığı, genç çökellerin bulunması, yeraltı suyunun fazlalığı ve fay hattına yakınlık riski artırıyor.
Görür, “Avrupa Yakası’nda sahile yakın olan ilçelerin büyük bir kısmı zarar görecek” diyerek bu kesimlerdeki yapılaşma ve zemin koşullarının önemine işaret etti.
Anadolu Yakası için ise daha farklı bir tabloya dikkat çeken Görür, özellikle E-5’in kuzeyinde kalan, deniz tarafında değil kara tarafında bulunan bölgelerin nispeten daha sağlam olduğunu söyledi.
“Deprem ne zaman olacak?” sorusuna yanıt
İstanbul depremine ilişkin en çok merak edilen başlıklardan biri de beklenen büyük depremin zamanı. Naci Görür, 1999 Marmara Depremi sonrasında yapılan bilimsel çalışmalara atıf yaparak, aynı bölgede 30 yıl içinde büyük bir deprem olasılığının uzun süredir tartışıldığını belirtti.
Görür, ilk çalışmalarda İstanbul’da 30 yıl içinde büyük deprem yaşanma olasılığının yüzde 60’ın üzerinde hesaplandığını, yeni çalışmalarla bu oranın yüzde 48’e revize edildiğini aktardı. Zaman aralığına ilişkin ise 2030 yılı çevresine, artı eksi yıllık bir payla bakılması gerektiğini söyledi.
Deprem hazırlıkları yeterli mi?
Görür’ün açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise İstanbul ve Türkiye genelindeki hazırlık düzeyi oldu. Deprem uzmanı, bugüne kadar yapılan çalışmaların önemine rağmen mevcut durumun yeterli olmadığını dile getirdi.
“Sadece kentsel dönüşüm yaparak depreme hazırlık yapılamaz” diyen Görür, bilimsel değerlendirmeye göre yapılanların eksik kaldığını söyledi. Görür, kentsel dönüşümün tek başına çözüm olmayacağını; altyapı, zemin etüdü, yapı güvenliği, afet yönetimi ve toplumun hazırlık düzeyinin birlikte ele alınması gerektiğine işaret etti.
İstanbul’un yüksek nüfusu, yoğun yapılaşması ve ekonomik ağırlığı nedeniyle Marmara depremi uyarıları kamuoyunda yakından takip ediliyor. Uzmanlar, riskli bölgelerde yapı güvenliğinin artırılması ve yerel yönetimlerden merkezi idareye kadar tüm kurumların hazırlık çalışmalarını hızlandırması gerektiğini vurguluyor.