Dolar48,07 TL+0,06%
Euro56,17 TL+0,12%
Sterlin65,62 TL+0,12%
Altın7.251,58 TL+0,32%
Gümüş106,51 TL-0,81%
BIST10014.514,82+1,03%
Bitcoin3.705.357,19 TL+0,10%
Ethereum116.996,67 TL+0,79%
Solana4.514,88 TL-0,94%
Dolar48,07 TL+0,06%
Euro56,17 TL+0,12%
Sterlin65,62 TL+0,12%
Altın7.251,58 TL+0,32%
Gümüş106,51 TL-0,81%
BIST10014.514,82+1,03%
Bitcoin3.705.357,19 TL+0,10%
Ethereum116.996,67 TL+0,79%
Solana4.514,88 TL-0,94%
Gündem

Marmara’da 51 mikro deprem: Uzmanlardan İstanbul yorumu

Marmara’da 51 mikro deprem: Uzmanlardan İstanbul yorumu20 Ağustos 2026 09:10

Marmara Denizi’nde Adalar açıklarında gece boyunca büyüklüğü 3.2’ye kadar çıkan 51 mikro deprem kaydedildi. İstanbul’da tedirginliğe yol açan sarsıntıların ardından yer bilimciler, hareketliliğin beklenen büyük İstanbul depremiyle ilişkisine dair farklı değerlendirmelerde bulundu.

Gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar kaydedilen küçük ölçekli depremler, özellikle İstanbul’da yaşayanların gündemine oturdu. Uzmanlar, bu tür mikro sarsıntıların tek başına büyük bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını vurgularken, bölgedeki fay sistemlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğine işaret etti.

Şener Üşümezsoy: Büyük depremle ilişkilendirilmemeli

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar açıklarında görülen mikro depremlerin beklenen büyük İstanbul depremiyle doğrudan ilişkilendirilmemesi gerektiğini savundu. Üşümezsoy’a göre Büyükada’nın güneyindeki sarsıntılar ana fay üzerinde değil, ana fayı kesen ikincil ve üçüncül fay kollarında meydana geliyor.

Üşümezsoy, bu yapıların büyük miktarda stres biriktirecek özellikte olmadığını belirterek Adalar fayının yıkıcı deprem üretme kapasitesinde olmadığını öne sürdü. Son hareketliliği, bölgede daha önce biriken stresin küçük ölçekte boşalması olarak değerlendiren Üşümezsoy, bunun Marmara’da görülebilen olağan süreçlerden biri olduğunu ifade etti.

Övgün Ahmet Ercan: Küçük sarsıntılarla kestirim yapılamaz

Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan da halkın gereksiz paniğe kapılmaması gerektiğini belirtti. Ercan, deprem kestiriminin yalnızca küçük sarsıntıların sayısına bakılarak yapılamayacağını, yerin çok sayıda fiziksel özelliğinin birlikte takip edildiğini aktardı.

Ercan, Kuzey Marmara’da uzun vadede iki ana deprem beklediğini belirterek, bunların 7 ila 10 kilometre odak derinliğinde olabileceğini söyledi. Olası büyük deprem için en erken 2045, en olası dönem olarak 2075’i işaret eden Ercan, sürecin 2150’ye kadar gecikebileceğini de ifade etti.

Okan Tüysüz: Öncü olup olmadığı sonradan anlaşılır

Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz ise yaşanan hareketliliğin doğrudan büyük bir depremin habercisi şeklinde yorumlanamayacağını vurguladı. Tüysüz, her büyük depremden sonra artçıların olduğunu ancak her büyük depremden önce mutlaka öncü deprem görülmediğini hatırlattı.

Tüysüz, bir depremin öncü olup olmadığının ancak ardından daha büyük bir deprem gerçekleşirse anlaşılabileceğini belirtti. Adalar fayı üzerinde meydana gelen mikro depremlerin, bu fayın aktif olduğunu göstermesi dışında kesin bir anlam taşımadığını ifade etti.

Osman Bektaş: Fay zonu ve derin yapı birlikte incelenmeli

Prof. Dr. Osman Bektaş ise deprem kümesinin yaklaşık 10 kilometre derinlikte Adalar-Çınarcık fay sistemi üzerinde geliştiğini belirtti. Aynı fay hattında 1963 yılında 6.3 büyüklüğünde bir deprem yaşandığını hatırlatan Bektaş, bölgedeki yoğun mikrodeprem aktivitesine dikkat çekti.

Bektaş, artan deprem kümesinin basit açıklamalarla geçiştirilemeyeceğini savunarak fay zonundaki hareketlilik ile bölgenin derin yapısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Uzmanların ortak noktası ise Marmara’daki hareketliliğin bilimsel verilerle izlenmesi ve panik yerine hazırlığın öne çıkarılması gerektiği oldu.

Son Güncelleme: 20 Ağustos 2026 09:10

Gündemix uygulamasını indirin

Haberleri anında takip edin

Download on theApp Store