Pandemi sonrası birçok şirketin çalışanlarını yeniden ofise çağırdığı dönemde, uzaktan çalışma üzerine yapılan yeni bir araştırma dikkat çekti. Frontiers in Psychology dergisinde yayımlanan çalışmada, ABD’de büyük bir sağlık kuruluşunda görev yapan 7 binden fazla çalışanın 2023 yılına ait anket verileri incelendi. Bulgular, evden çalışanların ruhsal refah düzeyinin ofis ve hibrit çalışanlara kıyasla daha yüksek olduğunu gösterdi.
Araştırma, uzaktan çalışmanın çalışanları yalnızlaştırdığı, ekip bağlarını zayıflattığı ve kurum kültürünü olumsuz etkilediği yönündeki yaygın kabulleri yeniden tartışmaya açtı. Verilere göre evden çalışanlar yalnızca kendilerini daha iyi hissetmekle kalmadı, aynı zamanda işten ayrılma oranlarında da en düşük grubu oluşturdu.
Evden çalışanların refah puanı daha yüksek çıktı
Çalışmada çalışanların ruhsal refah düzeyi beş puan üzerinden değerlendirildi. Buna göre tamamen uzaktan çalışanlar 4.22 ortalama ile ilk sırada yer aldı. Hibrit çalışanların ortalaması 4.12 olurken, tamamen ofiste çalışanların refah puanı 3.89 seviyesinde kaldı.
Çalışmanın ortak yazarlarından Colorado Boulder Üniversitesi örgüt psikoloğu Stefanie Johnson, sonuçların araştırmacılar açısından da dikkat çekici olduğunu belirtti. Johnson, başlangıçta hibrit modelin hem sosyal temas hem de esneklik sunduğu için çalışanları daha mutlu edebileceğini düşündüklerini, ancak verilerin bu varsayımı desteklemediğini ifade etti.
Kurum kültürü algısı da farklılaştı
Araştırmada çalışanlardan iş yeri kültürlerini birkaç kelimeyle tarif etmeleri de istendi. Uzaktan çalışanların, kurumlarını anlatırken kapsayıcılık, birlik ve işbirliği gibi olumlu kavramları daha sık kullandığı görüldü.
Bu sonuç, aynı fiziksel ortamda bulunmamanın ekip ruhunu otomatik olarak zayıflatmadığını gösteren önemli bir bulgu olarak değerlendirildi. Araştırmacılara göre uzaktan çalışan ekiplerde iletişimin daha bilinçli planlanması, bazı durumlarda çalışanların kurumla bağını güçlendirebiliyor.
İşten ayrılma oranı uzaktan çalışanlarda daha düşük
Çalışmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise personel devir oranlarında ortaya çıktı. Bir yıllık takip süresinin sonunda ofis çalışanlarının yüzde 8.8’i, hibrit çalışanların yüzde 8.3’ü işten ayrıldı. Uzaktan çalışanlarda ise bu oran yüzde 7.8 ile daha düşük seviyede kaldı.
Araştırmacılar, çalışanların ruhsal refahı yükseldikçe işten ayrılma eğiliminin azaldığına işaret ediyor. Bu bulgular, şirketlerin çalışma modeli kararlarını yalnızca fiziksel kontrol ya da ofis kültürü üzerinden değil, çalışan memnuniyeti ve bağlılığı üzerinden de değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Ofise dönüş tartışması sürecek
Çalışma, ofise dönüş politikalarına ilişkin tartışmaları tek başına sonlandıracak nitelikte değil. Araştırmanın belirli bir kurum ve belirli bir dönemdeki çalışan verilerine dayandığı da göz önünde bulundurulmalı. Ancak bulgular, uzaktan çalışmanın sanıldığı gibi her durumda yalnızlaşma veya düşük bağlılık anlamına gelmediğini gösteren güçlü bir veri seti sunuyor.
Özellikle pandemi sonrası dönemde çalışanlarını zorunlu olarak ofise döndürmeye çalışan şirketler için bu araştırma, esnek çalışma modellerinin yeniden ele alınması gerektiğine dair önemli bir işaret olarak öne çıkıyor.