ABD’de Uber şoförlüğü yaptığı belirtilen Melih Göğebakan’ın, kendisini Donald Trump’ın ekibinde etkili bir isim gibi tanıtarak Türkiye’deki iş insanlarını E-2 yatırımcı vizesi vaadiyle dolandırdığı iddia edildi. Mağdurların şikayetleri üzerine başlatılan süreçte ABD Gizli Servisi’nin operasyon düzenlediği ve Göğebakan’ın gözaltına alındığı öne sürüldü.
Sabah’tan Ümit Erkan Demircan’ın haberine göre Osmaniye’de telefon satışı yaptığı belirtilen Göğebakan, daha sonra ABD’ye yerleşti ve Uber şoförlüğü yapmaya başladı. İddiaya göre sosyal medya paylaşımlarıyla kendisini Donald Trump’a yakın, siyasi çevrelerde bağlantıları bulunan biri gibi gösterdi.
İddia: E-2 vizesi vaadiyle para topladı
Haberde yer alan bilgilere göre Göğebakan, ABD’de yatırım yapmak ve yaşamak isteyen Türk iş insanlarını hedef aldı. ABD’nin yatırımcılara yönelik E-2 vizesi sürecini siyasi bağlantıları sayesinde kolaylaştırabileceğini öne sürdüğü iddia edildi.
Bu vaatle görüştüğü kişilerden aracılık bedeli adı altında kişi başı 3 bin dolar talep ettiği belirtildi. Vize sürecinin hızla sonuçlanacağına inandırılan çok sayıda kişinin, istenen paraları Göğebakan’ın hesaplarına gönderdiği öne sürüldü.
Sosyal medya imajı güven oluşturdu
İddialara göre şüpheli, sosyal medya platformlarında paylaştığı içeriklerle kendisini ABD siyasetinde etkili bağlantıları olan biri gibi tanıttı. Bu paylaşımların, Amerika’da iş kurmak veya oturum süreci başlatmak isteyen kişiler üzerinde güven oluşturduğu ifade edildi.
Mağdurların, resmi vize işlemlerinde uzun süre herhangi bir ilerleme yaşanmaması üzerine durumdan şüphelendiği aktarıldı. Sürecin sonunda çok sayıda kişinin dolandırıldığını düşünerek savcılığa suç duyurusunda bulunduğu belirtildi.
ABD Gizli Servisi devreye girdi
Türkiye’den yapılan şikayetlerin ardından dosyanın ABD tarafına da yansıdığı ve ABD Gizli Servisi’nin soruşturma başlattığı öne sürüldü. Habere göre düzenlenen operasyonla Göğebakan gözaltına alındı.
Olay, sosyal medya üzerinden oluşturulan sahte nüfuz algısının, uluslararası vize süreçleri gibi hassas konularda nasıl istismar edilebildiğini yeniden gündeme getirdi. E-2 yatırımcı vizesi gibi resmi süreçlerde yetkili kurumlar dışında verilen kolaylaştırma vaatlerine karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.