Dolar47,19 TL+0,04%
Euro53,96 TL-0,11%
Sterlin63,48 TL-0,15%
Altın6.197,22 TL+1,94%
Gümüş89,81 TL+4,44%
BIST10014.070,98+0,67%
Bitcoin3.108.097,17 TL+2,60%
Ethereum91.283,07 TL+3,89%
Solana3.709,54 TL+3,26%
Dolar47,19 TL+0,04%
Euro53,96 TL-0,11%
Sterlin63,48 TL-0,15%
Altın6.197,22 TL+1,94%
Gümüş89,81 TL+4,44%
BIST10014.070,98+0,67%
Bitcoin3.108.097,17 TL+2,60%
Ethereum91.283,07 TL+3,89%
Solana3.709,54 TL+3,26%
Gündem

Murat Türkeş’ten iklim değişikliği için güvenlik uyarısı

Murat Türkeş’ten iklim değişikliği için güvenlik uyarısı5 Temmuz 2026 16:19

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıktığını belirterek, gerekli önlemler alınmazsa krizin kitlesel göçler, kaynak çatışmaları ve güvenlik sorunlarına dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Avrupa’da ve Türkiye’de etkisini artıran sıcak hava dalgaları, kuraklık, orman yangınları ve aşırı hava olayları, iklim krizinin gündelik yaşam üzerindeki baskısını daha görünür hâle getiriyor. Türkeş’e göre bu süreç, doğal yaşamın yanı sıra ekonomik faaliyetleri, tarımı, enerji arzını, su güvenliğini ve toplumsal düzeni doğrudan etkiliyor.

Avrupa’da sıcaklık rekorları ve sağlık baskısı

Aktarılan verilere göre Avrupa, iklim değişikliğinden en hızlı etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Kıtada sıcaklıkların küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla arttığı belirtilirken, Fransa’da 43,8 derece, İspanya’da 45 derece, Polonya’da ise 40,5 derece gibi sıcaklık değerleri kaydedildi.

Aşırı sıcakların elektrik şebekeleri ve sağlık sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Kaynaklarda, 2024 yazında Avrupa genelinde 62 binden fazla kişinin aşırı sıcaklara bağlı nedenlerle hayatını kaybettiği, 2026 Haziran ayında ise bir haftada 1.300’ün üzerinde ölüm kaydedildiği bilgisi yer aldı.

Türkiye de riskli ülkeler arasında

Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye’nin küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkeler arasında bulunduğunu vurguladı. Türkiye’de 30’dan fazla ilde sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıktığı, Şırnak’ta ise 50,5 dereceyle tüm zamanların sıcaklık rekorunun görüldüğü aktarıldı.

Türkeş, atmosferde biriken sera gazlarının sıcak hava dalgaları, kuraklık, seller, taşkınlar, tropikal fırtınalar ve orman yangınları gibi aşırı hava olaylarının hem sıklığını hem de şiddetini artırdığını söyledi. Bu tablonun yalnızca doğayı değil, tarımsal üretimi, enerji sistemlerini, yerleşim alanlarını ve insan sağlığını da etkilediğini belirtti.

Türkiye’de son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarına da dikkat çeken Türkeş, 2021, 2024 ve 2025 yıllarındaki yangınların iklim krizinin görünür sonuçları arasında olduğunu ifade etti. Aktarılan bilgilere göre son 24 yılda Türkiye’de toplam 328 bin hektar orman alanı kül oldu.

Kuraklık, göç ve kaynak çatışması uyarısı

İklim değişikliğinin en ciddi sonuçlarından birinin kuraklık olduğunu belirten Türkeş, bilimsel çalışmaların gelecekte kuraklığın daha sık, daha uzun süreli ve daha şiddetli yaşanabileceğini ortaya koyduğunu söyledi. Kuraklığın su kaynaklarının yanı sıra tarımsal üretim, enerji arzı, doğal ekosistemler ve ekonomik faaliyetler üzerinde de ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Türkeş’e göre iklim krizinin etkileri çevresel boyutun ötesine geçiyor. Su kıtlığı, gıda güvensizliği, tarımsal kayıplar ve aşırı hava olayları milyonlarca insanı yaşadıkları bölgeleri terk etmeye zorlayabilir. Bu durumun önümüzdeki yıllarda en önemli insani ve siyasi sorunlardan biri hâline gelebileceği belirtiliyor.

Prof. Dr. Türkeş, “Bilimsel çalışmalar açıkça gösteriyor ki gerekli önlemler alınmadığı takdirde iklim değişikliği; bölgesel, ulusal ve küresel ölçekte sosyoekonomik, toplumsal ve güvenlik krizlerine dönüşebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kömürden çıkış ve adil dönüşüm vurgusu

İklim krizinin etkilerini azaltmanın en önemli yollarından birinin fosil yakıtlardan uzaklaşmak olduğunu belirten Türkeş, özellikle kömürden adil çıkışın kritik önemde olduğunu söyledi. Küresel karbon salımlarının yaklaşık yüzde 40’ından kömür kullanımının sorumlu olduğunu hatırlatan Türkeş, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeden mücadelenin daha zor, daha maliyetli ve daha uzun süreceğini ifade etti.

Türkeş, enerji ve sanayide dönüşümün hukuka dayalı, planlı ve adil bir modelle yürütülmesi gerektiğini belirtti. İklim adaletinin bu sürecin temel unsurlarından biri olması gerektiğini söyleyen Türkeş, iklim krizinden en fazla etkilenen toplum kesimlerinin, yerel halkın ve emekçilerin haklarının gözetilmesinin önem taşıdığını kaydetti.

Son Güncelleme: 5 Temmuz 2026 16:20

Gündemix uygulamasını indirin

Haberleri anında takip edin

Download on theApp Store